1999 yılı Gölcük depremi, binlerce aileyi derinden etkiledi ve birçok kişi hayatını kaybetti veya ağır yaralanmalara maruz kaldı. Bu trajik olayın merkezinde yer alan Asime Koşal da ailesini, eşini ve iki çocuğunu kaybetti. Üzerinde betonun yıkıntılarının bulunduğu enkaz altında üç gün geçirdikten sonra kurtarılmayı başardı, ancak bu süreç onun yaşamını köklü biçimde değiştirdi. Kazadan sonra bir kolu ve bacağı ampute edilen Koşal, yaşadığı acıları aşmak ve yeniden hayata tutunmak için farklı yollar aramaya başladı.
Hayata tutunduğu ilk adım örgüye yönelmek oldu. Özellikle tek eliyle örgü örmeyi başaran Koşal, zamanla büyük bir ustalık kazandı ve örgü ürünleri üretip satmaya başladı. Bu başarı onu yalnızca kendisi için değil, aynı zamanda engelli bireyler için de umut kaynağı haline getirdi. Güçlü iradesi ve azmiyle, örgü yaparken kullandığı özel tasarımlı tığıyla ilgi çekti. Bakır boru içerisine yerleştirilen tığı, yapışkan ve çift taraflı bantlarla daha işlevsel hale getirerek, benzer engelleri bulunan diğer insanlar için de kullanışlı bir model ortaya koydu. Ayrıca, sosyal medya üzerinden paylaşımlarda bulunarak, engelli bireylerin hayata tutunması konusunda önemli mesajlar verdi.
Koşal’ın hikayesi sadece bir başarı öyküsü değil, aynı zamanda ilham verici bir yaşam dersi olmaya devam ediyor. 2024 yılında UNESCO’nun Yaşayan İnsan Hazineleri programı kapsamında Geleneksel Tığ ve Şiş Örücülüğü dalında ödül almaya layık görülen Koşal, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden bu önemli ödülü aldı. Hayatındaki tüm zorluklara rağmen, kendi sınırlarını aşmayı başaran Asya Koşal, “Yani ben kendi adıma, insan adına, hayatımı kıymetli ve anlamlı yaşamak istiyorum” diyerek, azmin ve kararlılığın simgesi haline geldi. Bu hikaye, yalnızca kişisel değil, aynı zamanda toplumsal bir dönüşümün de fark edilmesine vesile oldu ve birçok kişiye umut ışığı oldu.
