{“title”: “İstanbul’da Su Seviyesi Kritik Eşiklerin Altına Düştü”, “content”: “
İstanbul’un yaşam kaynağı olan barajlardaki su seviyesi hızla azalmaya devam ediyor. Son verilere göre, şehrin ana barajlarındaki doluluk oranı yüzde 45,16 seviyesine geriledi. Bu oran, yaklaşık iki hafta önce, 19 Ağustos’ta yüzde 48,13 seviyesindeydi ve bu sürede yaklaşık yüzde 2,97 oranında bir düşüş yaşandı. Uzmanlar, su kaynaklarındaki bu kaybın uzun vadeli olası etkilerine dikkat çekerek, dikkatli ve tasarruflu kullanımın önemini vurguluyor.
İstanbul’daki barajların en yüksek seviyeye ulaştığı tarih olan 11 Mayıs’ta doluluk oranı yüzde 72,05 iken, şimdi böyle kritik seviyere yaklaşılıyor. Barajların güncel durumu ise kayda değer farklılıklar gösteriyor. Ömürlük su sağlayan Elmalı Barajı yüzde 74,29’luk oranla en yüksek seviyede bulunurken, acil önlemler alınması gereken Kazandere ve Pabuçdere barajlarının doluluk oranları sırasıyla yüzde 19,27 ve yüzde 10,64 seviyelerinde. Büyükçekmece ve Istrancalar gibi önemli barajlar ise yüzde 32,19 ve yüzde 28,48 oranıyla dikkat çekiyor. Ayrıca, diğer su kaynakları olan Melen ve Yeşilçay nehirlerinden toplamda 499,32 milyon metreküp su alındığı bilgisi kamuoyuyla paylaşıldı.
Sadece barajlar değil, şehirdeki su durumu diğer kaynaklardan da ciddi şekilde etkileniyor. Meteoroloji Mühendisi Güven Özdemir, yaptığı açıklamada, şehirdeki barajlar tamamen dolu olsa bile, bu miktarın yıllık su ihtiyacını karşılamaya yetmeyeceğini belirtti. Özdemir, hava sıcaklıklarının yüksek seyretmesiyle bu ihtiyacın daha da artacağını ve buharlaşma oranlarının yükselerek su seviyelerinde daha büyük azalmalar yaşanabileceğini açıkladı. Kendisi, Avrupa ülkelerinde bahçelerin hortumla sulanmasının yasaklandığı örneğine dikkat çekerek, İstanbul’da özellikle yol kenarlarında yer alan yeşil alanların otomatik sulama sistemleriyle gereksiz su tükettiğine vurgu yaptı. Beşiktaş, Kadıköy ve Şile gibi ilçelerde belediyelerin, alt yapı eksiklikleri nedeniyle fıskiyeleri bakımını gerçekleştirmedikleri ve bu durumun israfı daha da artırdığı ifade edildi. Özdemir, suyun tasarruflu kullanılması gerektiğine işaret ederek, güneş doğmadan veya battıktan sonra yapılan sulama işlemlerinin önerildiğini sözlerine ekledi.”}
