‘İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü’ davasının 33. duruşması sona erdi

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmada bazı tutuklu sanıklar ile avukatlarının savunmaları alındı.
İddianameye konu Cebeci Maden Bölgesi'nde kaçak hafriyat dökümü yapıldığı iddiasıyla ilgili savunma yapan tutuklu sanık Volkan Ateş, kantar sorumlusu olduğunu, görevinin kantara gelen hafriyat sorumlularıyla görüşmek, İSTAÇ'ın evrak işlemlerini temin etmek ve araçların kantardan girişlerini sağlamak olduğunu söyledi.
Katilleriyle aynı masada! Kayıp Kübra'nın ormanda öldürülüp yakıldığı ortaya çıktı
Kantardan araç geçtikten sonra kendisinin sorumluluk alanının bittiğini belirten Ateş, şunları kaydetti:
"Kantarlarda yaptığımız işlemler zaten standart işlemlerdi. Kullandığımız sistem de İSTAÇ'ın bütün sahalarda kullandığı bir sistemdi. Bu sistemi 2015'ten beri kullanıyoruz. Savcılığa ilk ifadeye gittiğimiz zaman verdiğim evrak listesinde de istediğimiz evraklar ve uyguladığımız işlemler yer alıyordu. Hepsi arşiv dosyasında, kantar sisteminde kayıtlı zaten. Araç döküm sahasına girdikten sonra benim yapacağım ya da yönlendireceğim bir işlem yoktu. Oranın sorumluluğuyla ilgilenen başka kişiler vardı. Kantarlarla ilgili söyleyebileceklerim sadece bu kadar, başka bir şey yok."
Sanık Ateş, yetkililerin hemen hemen her ay uğradığı bir yerde kaçak bir işlem yapılacağını hiç düşünmediğini savundu.
Savunmasını tamamlamasının ardından Ateş'in çapraz sorgusu yapıldı. Bu sırada söz alan sanık Ekrem İmamoğlu, maden sahasıyla ilgili izin belgelerini verenlerin, denetleyenlerin, hesap soranların ve dönemin yetkililerinin mahkemeye çağırılarak dinlenmesinin acil talebi olduğunu söyledi.
"MESLEKİ FAALİYET DIŞINDA HERHANGİ BİR EYLEMİM OLMADI"
Tutuklu sanık harita mühendisi Yağmur Cansu Yeşilyurt, 7 ayı aşkın bir süredir tutuklu olduğunu ifade ederek, hayatı boyunca hiçbir örgüte veya siyasi partiye üye olmadığını, suç teşkil edecek herhangi bir eyleminin bulunmadığını savundu.
İddianameye konu madencilik faaliyeti yürüten şirketlerde mühendislik yaptığını söyleyen Yeşilyurt, maden ocaklarında takip ve ölçüm yaptığını, kurulacak tesisler ile ofislerin inşaatlarında görev aldığını söyledi.
Yeşilyurt, yol yapım işi verilen Neoray isimli şirkette bir projede görev aldığını kaydederek, "Bu görevlendirme tamamen Murat Gülibrahimoğlu'nun (firari sanık) beni harita mühendisi olmam sebebiyle görevlendirmesi üzerine oldu. İşçi işveren ilişkisi ve mesleki faaliyet dışında herhangi bir suç teşkil edebilecek ya da suça delalet edebilecek bir eylemim olmadı." beyanında bulundu.
Gülibrahimoğlu'nun kendisini, 11 yıldır şirketinde çalıştığı için çok hisseli ve yönetici ihtiyacı olan Güney Cebeci Şirketi'ne genel müdür olarak tayin ettiğini kaydeden Yeşilyurt, "Maaşlarımızda da çok büyük bir artış yapılmadı. Güney Cebeci'de genel müdür olmam 2024 yılının Haziran ayında gerçekleşti. Şirkete ise 2025 yılının Mayıs ayında kayyum atandı. Yani 8-9 ay gibi kısa bir süre genel müdürlük sıfatı aldım. Bu süre zarfında herhangi bir imza yetkisi kullanmadım. Maaşım dışında herhangi bir para almadım. Para transferi yapmadım." savunmasını yaptı.
Yeşilyurt, çevre kirliliğine yol açan kaçak döküm sahasında görevli olduğu iddia edilse de döküm sahalarının çalışma alanı olmadığını öne sürdü.
Tutuklu sanık Yeşilyurt'un savunmasını tamamlamasının ardından yapılan çapraz sorguda söz alan Ekrem İmamoğlu, "Vergi denetim raporlarından muhtelif zamanlarda milyonlarca liralık para havaleleri görülüyor. İlçe belediyelerine bu paralar neden gönderilir bilginiz var mı?" sorusunu sordu.
Bunun üzerine Yeşilyurt, "Ben bunu bilemem." cevabını verdi.
Duruşma, Yeşilyurt'un avukatının beyanlarının dinlenmesine devam edilmek üzere yarına ertelendi.
Yıllık izniniz sandığınızdan fazla! Tatil dönemi başlarken, çalışanların yaptığı en büyük hata

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir